YEŞİL MUTAKAT’LA REKABETÇİLİĞİ KORUMALIYIZ


 

 

YEŞİL MUTAKAT’LA REKABETÇİLİĞİ KORUMALIYIZ

Yeşil Mutabakat sürecinin ekonomide rekabetçiliği ve sürdürülebilirliği korumak adına büyük önem taşıdığını belirten KTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Lütfi Can Başaran, yeşil ve dijital dönüşümün artık bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Konya Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Lütfi Can Başaran, KTO Karatay Üniversitesi ev sahipliğinde üçüncüsü gerçekleştirilen İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği Çalıştayı’na katıldı. İklim değişikliğinin etkileri ve Türkiye’nin karbon nötr hedeflerinin masaya yatırıldığı çalıştayda Başaran, iklim değişikliğinin ekonomiye etkilerinden bahsetti. 21. Yüzyılda üretim ve sanayi anlayışında büyük dönüşümlerin yaşandığını belirten Başaran; “1980’li yıllarda, küresel düzeyde imalat sanayinde katma değer yaratmanın yolu, daha fazla karbon emisyonu üretmekten geçiyordu. Bu üretim modeline sahip ülkeler, küresel güç dengelerinde önemli avantajlara sahipti. Ancak 21. yüzyıl, üretim ve sanayi anlayışında büyük bir dönüşümü beraberinde getirmiştir. Dijitalleşme ve yeşil dönüşüm sayesinde üretim teknolojileri hızla gelişmekte, ülkeler mevcut sanayi yapılarını düşük karbonlu teknolojilerle yenileme sürecine girmektedir. Adeta bir dönüşüm devrimi yaşamaktayız. Yeşil ve dijital dönüşüm, artık birbirini tamamlayan ve birlikte anılan iki kavramdır. "İkiz Dönüşüm" olarak adlandırılan bu süreç, tüm sektörleri etkileyen yapısal değişimleri beraberinde getiriyor. Bizler de ortak bir kararlılıkla bu değişime ayak uydurmalı, geleceği birlikte şekillendirmeliyiz. Zira sürdürülebilir bir gelecek için dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur” dedi.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SADECE ÇEVRE SORUNU DEĞİL

Başaran, iklim değişikliğinin bugün sadece bir çevre sorunu olmadığını, bu sorunun daha geniş çerçevede ele alınması gerektiğini vurguladı. İklim değişikliğine karşı yaşam alışkanlıklarını dahi değiştirmek durumunda kalındığını kaydeden Başaran şunları söyledi; “İklim krizi, jeopolitik riskler, salgınlar ve insani krizler gibi küresel zorluklardan çıkışın yolu, ikiz dönüşüm politikalarından geçmektedir.

Ekonomik açıdan bakıldığında ise, küresel rekabet gücünü koruyabilmek adına sanayimizin ve şehirlerimizin bu dönüşüm anlayışını benimsemesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye olarak Paris İklim Anlaşması’na taraf olduk ve 2053 yılına kadar karbon nötr bir ülke olma hedefiyle önemli taahhütlerde bulunduk.

Bu hedef doğrultusunda; Fosil yakıtların kullanımının kademeli olarak azaltılması, Ulaşımda elektrikli araçlara geçilmesi, Sanayi üretim süreçlerinin çevre dostu ve döngüsel ekonomi ilkelerine göre yeniden düzenlenmesi gibi birçok kapsamlı adım atılacaktır. Bu vizyonun başarıya ulaşması için şehirlerimizin, üniversitelerimizin, yerel yönetimlerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın ve özel sektörümüzün el birliğiyle hareket etmesi gerekmektedir.”

YEŞİL MUTABAKAT SÜRECİNE UYUM SAĞLAMAK ÖNEMLİ

Konya’nın üretimden ihracata, istihdamdan gayrisafi yurt içi hasılaya kadar birçok göstergede ülkemizin öncü şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken Başaran, bu başarıyı sürdürebilmek için Yeşil Mutabakat sürecine uyum sağlamanın önemli olduğuna işaret etti. Konya ihracatının yaklaşık yüzde 30’unun Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirildiğini anımsatan Başaran; “Bu pazarlarda rekabetçiliğimizi korumak, yeşil ve sürdürülebilir üretim anlayışını iş yapış biçimlerimize entegre etmemize bağlıdır. Dönüşümün önemli bir boyutu da finansmandır. Özellikle KOBİ’lerimizin bu süreçte tek başına hareket etmesi zordur. Bu nedenle, KOBİ’lerin finansmana erişimi kolaylaştırılmalı, kurulması planlanan Yeşil Dönüşüm Fonu ile yapacakları yatırım ve Ar-Ge harcamaları desteklenmelidir” ifadelerini kullandı. Konuşmasının ardından Başaran’a, Çalıştayın Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Mahmut Sami Büker tarafından katılım plaketi takdim edildi.

iklim-1.jpeg

iklim-2.jpeg

iklim-3.jpeg

iklim-4.jpeg