AHİLİK VE LONCA DÜZENLERİNDE DİN-EKONOMİ İLİŞKİSİ
Kapitalist sistemin temel dayanağı olan, en çok çıkar/kazanç peşinde koşan birey, iktisadi yaşamın dayandığı insan tipi olarak tarihsel koşulları aşan bir biçimde bütün zamanlar için geçerli bir insan mıdır yada en çok sermaye birikimi peşinde bir yaşamı meşru ve ideal sayan insan mıdır?
Dinlerin toplumsal yaşantılarımızı neredeyse bütünüyle belirlediği ortaçağ öncesinde kazanç arzusu gündelik ihtiyaçların giderilmesiyle doğal bir biçimde sınırlandırılmıştı. İnsanlar temel ihtiyaçlarını giderdikten sonra daha fazlası için hareket etme, savaş verme ihtiyacını hissetmezlerdi.[Devamı]