YUNAK

Yazı Boyutu :

TARİHÇE

Yunak pek çok medeniyetin uğrak yeri olmuş ilçelerimizdendir. Lidya devletinin Kral Yolu (Altın Yolu) Yunak İlçesinden geçmektedir. Sivrihisar'a bağlı Ballıhisar'daki yol kalıntıları kral yolu konusunda bilgi vermektedir. Yunak ve çevresinin ormanlarda kapalı olduğu ve yaygın olarak bağcılık yapıldığı, günümüzde ele geçirilen buluntulardan anlaşılmaktadır.

1912 yılına kadar Çeltik kasabasına bağlı olan Yunak sonradan Hatırlıya bağlanmıştır. İlçe merkezinin Cihanbeyli'ye alınması üzerine Akşehir'e bağlanan Yunak, bucak statüsü kazanmış, 1953 ise ilçe konumuna ulaşmıştır.

İlçe Merkezinde Mağara ve sığınaklar ile sur kalıntıları, Turgut Kasabası Miskamit şehir Harebeleri, Harunlar köyündeki kale yıkıntıları, Hursunlu köyü Taşkınlar yaylasındaki kale ve içindeki şehir harabeleri, Piribeyli Kasabasının Samıt ve Kapaklı mevkiindeki Pissiya şehri kalıntısı, aynı yerin Malçıskan mevkiindeki yığma hüyük ve Lahid kalıntıları, yine Karagöz Ağılı Mevkiindeki kilise ve şehir harabeleri buranın tarihi ve turistik yerleri olarak tanınmaktadır.

Anadolu’nun orta kesimlerinde yer alan Yunak çevresi, tarihin çeşitli devrelerinde birçok kavmin uğrak yeri olmuştur. İlçe yakınlarında Roma, hatta Hitit devrinden kalma kalıntılara rastlanmaktadır. Çevrede yapılan kazılarda çeşitli amaçlarla kullanılan küpler bulunmuş olup, ilk yerleşim yıllarında bol miktarda bağ köklerine rastlandığı rivayet edilmektedir. Bunlar, ilçe çevresinin eski devirlerde bağlık bahçelik olduğu fikrini uyandırmaktadır. İlçe yakınlarındaki mağaralarda hangi devre ait olduğu kesin belirlenemeyen küplerin halen çıkmakta olduğu söylenir. Hatta ilçemizin bugünkü yerinde ev temeli kazarken resimli taşların çıktığı görülmüştür. Tarihi kral yolunun bu yakınlardan geçtiği, Sivrihisar ilçesine bağlı Ballı Hisar’daki yol kalıntılarından anlaşılmaktadır. Büyükhasan köyündeki Sefiran şehir kalıntıları, Çeltik ilçesi yakınlarındaki Akçasehir harabeleri, yine çeltik ilçesi Beşgöz değirmeni mevkiinde Polathisar ve Sarıkaya mağaraları, Turgut kasabası Miskamid şehir harabeleri, Harunlar köyündeki kale yıkıntıları ve karagöz Ağıllı mevkiindeki kilise ve şehir harabeleri buranın eski çağlarda ve Bizanslılar devrinde önemli bir yerleşim merkezi olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. İlçenin kuzeybatısında düsen, 2 km. mesafedeki Hacı İbrahim Dağı ismiyle bilinen bir tepenin yani başında bayramın Hazine ini adında bir mağara mevcuttur. Yapılan araştırmalar, bu mağaranın eski devirlerde bir maden ocağı olarak çalıştırıldığı ve sonraları da zaman kanun kaçakçılarının barındığı bir yer olduğunu göstermiştir. Yine, şehrin eteğinde kurulduğu Bayatkolu dağının doğusuna bakan yönünde Yallı Mağarası isminde dibi bulunmayan bir taş mağara mevcuttur. Dağın ismi Bayat aşiretinin bir koluna dayandırılır. Dağın kuzey yamacına yerleşmiş yaklaşık bundan 500 sene kadar evvel yaşamış olan bu kolun yurtlarını bırakarak dağıldığı veya başka yelere göç ettikleri anlaşılmaktadır.

İlçenin doğusuna düsen Kurşunlu dağının doğu kısmında Hazine ini ismi ile meşhur bir mağara bulunmaktadır. Dağın üzerinde kale denilen bir kalıntı vardır. Halk tarafından, muhtemelen hazine aramak için yapılan kazılarda su sarnıcına benzer bir çukur bulunmuştur. Kalenin kendisinden başlamak üzere güneye doğru ve kuzeybatısına doğru uzanan iki ayrı sur mevcuttur. Şehrin Karataş Mahallesinde Turoglularına ait bahçe içinde bir başka mağara vardır. Bu mağarada ilmi bir araştırma yapılmış değildir çok büyük olduğu ve içinde insan iskeletleri bulunduğu anlatılır. Ayrıca büyük mermer sütunlu taslarla bazı kapıları örtülmüş hatta arabayı andıran tekerlekli mermer bir taş bu mağaradan çıkartılmıştır. 11.YY. da Oğuz Türklerinin Anadolu’nun doğusundan batısına doğru bir yelpaze gibi yayılmalarından sonra bu yörede Bizans hakimiyeti bitmiştir. Konya çevresi Oğuz Türklerini batıya ilerleyişi için bir yığınak yeri olmuştur. Anadolu’yu yurt edinmek için gelen Türk boylarının ilçemiz çevresinde yerleştiklerini ve günümüzde de Yunak’a bağlı birtakım köyleri kurduklarını biliyoruz. Torunlar köyünün Afşar boyuna mensup insanlar tarafından kurulduğu, Hursunlu Kuzören, Kıllar, Turgut, Yığar köylerinin Türkmen köyleri olduğu biliniyor 12.yy. sonlarında ise Musul'dan gelen Oğuzların Peçenek boyundan Atçekenler kolu Turgut çevresine yerleşmişlerdir. Turgut Kasabasının Yunak’ tan çok daha eski bir tarihe eski bir tarihe sahip olduğu anlaşılmaktadır. Yunak ilçe merkezinin tarihi ise yeni sayılır. Merkeze ve bazı yakin köylere yerleşme 16.yy dan sonra olmuştur. Safeviler zamanında Horasan'dan gelip önce Karabağ'a sonrada Bitlis dağları eteklerine yerleşen Ruzegi adlı bir köyün Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Kars, Erzurum, Erzincan, Elazığ, Harput, Malatya, Maraş ve Çorum illerine dağıldıkları 17. yy başlarında ise tedricen doğudan batıya devam eden göçler sonunda Yunak bölgesine iskan olan 25 obadan 12 sinin Bilbaşı 12 sinin de Govastı'ya taşındıkları ve sırasıyla hatırlı Koçyazı Meşelik Sülüklü Saray köylerini kurdukları, 18.yy ortalarında ise Rus istilası nedeni ile göç ederek gelen aynı aşiretlere bağlı gruplar tarafından Yunak in kurulduğu bilinmektedir.

İlçeye ilk yerleşim Karataş deresi denilen yerde olmuştur. Dere yakınında beyaz mermer sütana benzer düz bir sabit kaya vardır. Bu kayanın üzerinde oyulmuş yuvarlaklar bulunur. Buraya halk arasında Düldül ayağı denilmektedir. Bir hazine işareti olabileceği düşüncesi ile kazılar yapılsa da boş küplerden başka bir şey bulunmamıştır. İlçeye ilk yerleşimin bu cevrede olması muhtemeldir. Cevdet TURKAY, Konya sancağına bağlı Yunak aşiretinden bahseder. Yunak aşiretinin Yörükhan taifesine mensup olduğunu iddia ederse de bunun ilçemizle ilgili olup olmadığı tartışmalıdır. Halk arasındaki rivayetlere göre günümüzden 300 Yıl kadar evvel Sivrihisar'ın buzluca köyünde Diftar Mehmet isminde bir kişi aşiretiyle buraya yerleşmiştir. Hikayeye göre Sivrihisar’daki Örekte (Atların Toplu Yayılışı) kaçarak ilçenin kuzeyindeki Karataş'a gelerek yayılan atları aramaya gelen iki kişi burayı çok beğenmişler geri döndüklerinde bol sulu yeşiller içinde adeta Cennet gibi olduğunu söyledikleri Karataş’a yerleşmek istemişler. Sonuçta buraya gelmişler. Önceden çadır kurdularsa da sonradan evlerini yapmışlar günümüzde Diftar Mehmet’i ULAS sülalesi temsil etmektedir. Karataş Mahallesi’ ne ilk yerleşmelerden sonra Elazığ’dan Govastı adinde bir kabilenin geldiği ve bu insanların günümüzdeki Merkez caminin üst kısımlarına yerleştikleri söylenir. Yukarıda geçen kelimenin yorgun öküzlü anlamına geldiği ve daha fazla gitmeyerek buraya yerleştikleri beyan edilir. ‘’ Govastı kelimesinin Prof. Dr. Faruk Sümer’ in Oğuzlar adlı eserinin 210. sayfasında Kovalsı diye kaydedilen boy olması ihtimali yüksektir. Bir başka rivayete göre de yukarıda adı geçen Diftar Mehmet, buraya yerleştiğinde o günün şartlarında tutunabilmek için Cihanbeyli aşiretini davet etmiştir. Bu aşiretin Beydilli aşireti mensubu olduğu ve Harput’tan gelerek Ankara sancağının Haymana çevresine yerleştiği ve konar –göçer Türkmen efradı taifesinden olduğu iddia edilir.

Bu sülalelerin Yunak’ ta yerleşmelerinden sonra çevre köylerden ve daha sonraları Emirdağ’dan buraya göçler olmuştur. Yörükler ise Antep, İslahiye, Antalya, Beyşehir yörelerinden yaklaşık 1870 yıllarında gelmişlerdir. Göçebeliği terk ederek, yerleşik hayata geçmişlerdir. Özellikle Gökpınar’a 1949 yılında adı geçen yerlerden yerleşmeler olmuştur. Kargalı, Sıram, Ayrıtepe, Cebrail, Sevinç köyleri Sarıkeçili Yörükleri tarafından kurulmuştur. Bunlardan başka Bulgaristan göçmeni olup, bölgeye yerleştirilen muhacirler vardır. Muhacirler; Merkez, Doğanyurt (Çeltik) ve Hacıfakılı Köyünün bir kısmında bulunmaktadır. Doğanyurt, 1908 yılında Bulgaristan’dan gelen Türk göçmenler tarafından Meşrutiye ismi ile kurulmuştur. Bu göçmenlerin, Osmanlılar zamanında karaman yöresinden Bulgaristan’ a gittikleri söylenir. Yukarıda sözü edilen Karataş deresinin eski zamanlarda bol su ile taştığı söylenir. Turgut kasabası halkı bu derede koyun, kuzu veyahut yün yıkadıklarından Yunak ismi ile anılmış ve şehrimizin ismi de buradan gelmiştir. Bir başka rivayete göre de, Karataş deresinde yıkanan yünler beyaz olduklarından Akşehir Ve Konya pazarlarında kolayca alıcı bulurmuş. Bununla bağlantılı olarak yünü ak ifadesi kullanılır olmuş ve bu zamanla Yunak’ a dönüşerek ilçemizin ismi haline gelmiştir. Yunak kurulduktan sonra köy olarak bağlantısı bir müddet Sivrihisar ilçesi ile devam etmiştir. Daha sonra 1912 yılına kadar Çeltik kasabasına bağlı kalmış olan Yunak, Çeltik’ in bataklık ve sivrisineğinin bulunduğu gerekçe gösterilerek ilçe merkezinin Hatırlı köyüne nakledilmesiyle buraya baglanmistir. Hatırlı köyünden de ilçe Cihanbeyli’ ye kaldırıldığından Yunak, Akşehir ilçesine bağlı bucak merkezi yapılmıştır. 1953 yılında ise, Konya iline bağlı bir ilçe haline getirilmiştir.

Cumhuriyet dönemi sonrası ekonomisi tamamen tarım ve hayvancılığa bağlı olan ilçe, günümüzde de bu özelliğinden pek bir şey kaybetmemiştir. Bugün, yerleşmenin merkezini resmi binaların, dükkan, mağaza ve diğer bazı işyerlerinin yer aldığı, halkın çarsı dediği Hükümet Caddesini çevreleyen yerer oluşturmaktadır. Yunak, günümüzde; Karataş, Yeni, Esentepe, Selçuk, Fatih ve Esme isimleriyle bilinen altı mahalleden oluşmaktadır. İlçenin halen 5 kasabası, 31 köyü, 5 mezrası ve 22 yaylası vardır.

Daha detaylı bilgi için tıklayınız...

221 52 52
Bu Web Sitesi, T.C. Mevlana Kalkınma Ajansının desteklediği "Yenilenen Tanıtım Vizyonu ile KTO" Projesi kapsamında hazırlanmıştır. İçerik ile ilgili tek sorumluluk Konya Ticaret Odası’na aittir ve T.C. Mevlana Kalkınma Ajansının görüşlerini yansıtmaz.
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim